İDARİ DURUMU

Alucra idarî yapı bakımından, Giresun'a bağlıdır. Su kaynaklarının azlığından dolayı yerleşim alanları topludur.

Alucra'da arazi ve orman kadastrosu yapılmıştır. Yerleşme planı da yapılmış olup, îmar planı uygulama safhasındadır. ( Bkz. Çizelge no: 1 )

"İlçeye bağlı 39 köy ve 6 mahalle mevcuttur. Bu köylere bağlı 70 mahalle ve mezra bulunmaktadır. Köylerin ekseriyeti, ormanlık bölgelerin bulundukları yerlere kurulmuş olup, genel olarak toplu dağ köyleri niteliğindedir. İlçe merkezi hariç köyler genel olarak dağ yamaçlarına kurulduğundan ova köyüne rastlanılmamaktadır."10

"1933'te Giresun'a bağlanan Alucra İlçesi'nde, 1892'de belediye örgütü kurulmuş idi.

Alucra İlçesi îmar planı 1953'te İller Bankası'nca yapılmıştır."11 ( Bkz. Harita no: 4 )

 İdari Durumun Tarihi Gelişimi

Alucra'nın kuruluşu bahsinde de söz ettiğimiz gibi 1887'ye kadar Alucra Mindeval ve Kuvata adında iki nahiye şeklinde Şeb.'e bağlı olarak idare ediliyorken, 1896 'da da Alucra Kaymakamlık olmuştur.

1933 yılına kadar Alucra Şeb. iline bağlı iken Şeb. İli ile birlikte Giresun İli'ne bağlanmıştır. Çünkü o yıl çıkan bir yasa ile gelirleri giderlerini karşılayamayan idarî birimler bir alt düzeye indirilmiş ve bu yasadan Şeb.'de etkilenmiştir. (Bkz. Harita no:2)

1990'dan önce Alucra'nın yüz ölçümü 1.618 km² haliyle Giresun'un en büyük ilçesi konumunda iken, Alucra'ya bağlı Çamoluk Bucağı'nın ayrılması sonucunda yüz ölçüm, 1.200 km² civarına inmiştir.

20 Mayıs 1990'da Çamoluk ilçe statüsüne çıkmış ve kendi içinde yaptığı halk oylaması ile (Giresun-Gümüşhane arasında) Giresun'a bağlanmıştır.

Alucra'nın, halen herhangi bir nahiyesi olmayıp, bir belediye olarak yönetilmeye devam etmektedir.



Alucra'ya Bağlı Yerler

Mevcut durumda 6 mahalle, 38 köy ve bu köylere bağlı 70 mahalle ve mezradan müteşekkildir. Çamoluk bucak iken Alucra'ya bağlı köylerin toplamı 72 idi.

Alucra'ya bağlı mahalle ve köyler için tıklayınız.

Bazı yerleşim yerlerinin isimlerinin, Rum kökenli olduğu düşüncesiyle, değiştirilmesi söz konusu olmuştur. Ama daha yakından baktığımızda, değiştirilen eski yerleşim adlarının zaten bize ait olduğu; yani Orta Asya'dan beri süre gelen; yerleşilen yere, önce bir ad verme geleneğinin buralarda da yaşatıldığını görmekteyiz.


Mesela: Subaşı Köyü'müzün eski ismi olan Yanus'un rahatlıkla Yunus'dan (Yunus Emre) geldiğini farzedebiliriz. Zira Alucra yöresine yakın olan Ordu İli'nde Yunus Emre'nin mezarı olduğu Ordulu halk tarafından kabul edilmektedir. Coğrafi yakınlaktan dolayı da Yanus (Yunus) isminin, Yanus'a yerleşen halkın pisiko-sosyal yapısına binân böyle bir isim verme yoluna gittiklerini kabul edebiliriz. Tıpkı bizdeki gibi Kastamonu, Manisa vs. illerinin sınırlarında da Yunus Emre'nin mezarı olduğu rivayeti mevcut olup, onların da sınırları içinde halen Yunus isminde kasabalar vardır.

Yine İlimsu, adından da anlaşılacağı gibi "suyun olduğu il" anlamına gelip tamamıyla Türkçe bir kelimedir.

Yine Babapınar Köyü de, eski "Barak" Türkleri'nin yerleşim alanı olduğu için bu ismi aldığını biliyoruz. Aynı örnek, "Koman Köyü" için de geçerlidir.